Latest Posts

Yumurta Donasyonu Nedir?

Yumurta donasyonu diğer adı ile yumurta nakli, kendi yumurtaları ile hamile kalamayan anne adaylarına uygulanan ve başarı oranı oldukça yüksek olan bir yöntemdir. Yumurta donasyonu yönteminde, sağlıklı yumurtalara sahip donörlerden alınan yumurtalar, babadan ya da sperm donöründen alınan spermlerle döllendirilerek embriyo oluşması sağlanır. Bu embriyolar anne adayının rahmine, tüp bebek yöntemi kullanılarak yerleştirilir ve böylece anne adayı hamile kalır.

Yumurta Donasyonu Yaptıranlar Doğan Bebekle Ortak Özellikler Taşır mı?

Yumurta donasyonu yöntemi ile anne olacak adaylar, bebekle olması gereken doğal bağı kurarlar. Bebek genlerinin yarısını babadan alırken; RNA anneden geçtiği için, anneye de benzeyecektir. Yani bebeğin huyları, sevdiği ya da sevmediği şeyler, ruhsal yapısı ve özelliklerini annesinden alır.

Donör yumurtası ile hamile kalan kadınlar; doğum öncesi, doğum ve doğum sonrası tüm süreci hormonal olarak da tecrübe ederek yaşar. Bu nedenle annelik içgüdüsüne sahip olacağı için bebekle arasında oluşan bağ, normal hamilelik ile herhangi bir fark oluşturmaz.

Yumurta Donasyonu Kimlere Uygulanır?

Yumurta donasyonu yaptırmak farklı nedenlerden kaynaklı olarak hamile kalamayan kadınlara uygulanır. Hamile kalamama nedenleri:

  • Genetik olarak Turner sendromu ya da Gonadal Disgenezi gibi problemler olan kadınlara,
  • Genetik hastalık taşıyan kadınlara,
  • Rahim ile ilgili bir sorun olmamasına karşın erken menapoza girmiş kadınlara,
  • Kanser, enfeksiyon,… gibi nedenlerden kaynaklı yumurtalığı alınmış olan kadınlara,
  • Kemoterapi ve radyoterapi gibi uygulamalara maruz kalarak yumurtaları zarar görmüş veya yumurta hücreleri kaybolmuş kadınlara,
  • İlerleyen yaş nedeniyle yumurta sayısı azalmış ya da yumurta kalitesi düşmüş olan kadınlara,
  • Erken yaşta yumurta kapasitesi azalmış kadınlara,
  • Uygulanmış fakat başarısız olunmuş tüp bebek uygulamalarına tabi olan kadınlara yumurta donasyonu uygulanır.

Yumurta Donasyonu Nasıl Yapılır?

Yumurta donasyonu, tüp bebek tedavisi ile aynı paralellikte uygulanan bir yöntemdir. Uygulama öncesi, çift genel olarak bir sağlık taramasından geçirilir. Özellikle hormonal durumları tespit edilmek için farklı testler uygulanır. İlave olarak babadan, spermiogram yani sperm analiz testi ve anneden de rahim filmi istenir. Yapılan değerlendirmeler sonucu anne ve baba adayı tedavi için hazır hale getirilir.

Anne adayı ile donörün adet döngüsü ilaçlar yardımıyla aynı dönemlere denk gelecek şekilde düzenlenir. Donördeki yumurtalar büyütülürken, anne adayının östrojen seviyesini dengelemek için ilaç tedavisi uygulanır. Donörlere yumurtaların toplandığı gün, anne adayının eşi yani baba adayı da sperm örneği verir ve toplanan yumurtalar ile spermler döllenerek, embriyo haline getirilir.

Embriyoların gelişimi takip edilerek, uygun olduğu an anne adayının rahmine transferi yapılır. 12 günden sonra gebelik testi kandan yapılarak, işlemin sonucu hakkında bilgi alınır.

Yumurta donasyonu  yöntemi ile  bebek sahibi olunduğunda, bebeğin yasal olarak anne ve babası anne ve baba oluyor.

 

 

 

 

 

Düğün Fotoğrafçılığı Belgesel Yapıt

Düğün fotoğrafçılığı, sanatsal bir belgesel yapıt ortaya koymak ve her düğün çekimi için bu belgeseli ayrı renklerle tatlandırmayı esas alır. Düğün fotoğrafçılığı kuru kuruya poz isteme ve o pozu resimlendirme değildir. Eğer öyle olsaydı herkes düğün fotoğrafçısı olabilir, her düğünde herhangi bir akrabanın eline makine tutuşturulur ve fotoğraf çekmesi istenirdi. Ama olay bu kadar basit değildir. Düğün olayı gibi muazzam bir özel olay resmedilirken, profesyonel düğün fotoğrafçılarına ihtiyaç duyulmasının en önemli nedeni, düğün gününün yıllar sonra bile bakıldığında, yeniden o günkü heyecanı mutluluğu yansıtabilecek özel karelerle fotoğraflanmış olması ihtiyacından doğar. Düğün fotoğrafçısı İstanbul, İzmir ve Ankara gibi Türkiye’nin büyük şehirlerinde oldukça popüler haline geldi ve evlenecek çiftler bu hizmetten faydalanmak için internet üzerinden fotoğrafçıları iyi inceleyip sık dokumaya başladılar. Gelin hep birlikte düğün fotoğrafçıları hakkında genel bilgi edinelim!

Amatör çekimler Aynı heyecanı vermez

Işık ayarı, kompozisyon oluşturmak, uygun pozisyonu yakalamak, eşsiz anları fotoğraflamak amatörlerin yapabileceği bir iş değildir. Bunun için iyi bir fotoğrafçı olmak gerekir. Aynı kalitede makineyi kullansalar dahi, bir profesyonel düğün fotoğrafçısının ortaya çıkaracağı fotoğrafın estetiği, yaşattığı duyguların yükünün yoğunluğu, hatıralar canlandırma gücü, zamanın kültür ve geleneğini yansıtma becerisi daima amatör bir kişinin çıkaracağı işten çok daha farklı olacaktır. Düğün fotoğrafçıları bu özel anların heyecanını ölümsüzleştirmek için özel eğitimler alırlar.

düğün fotoğrafçılığı çekimi

İyi bir fotoğrafçı, insan doğasında var olan psikolojik karmaşadan haberdardır. En iyi pozu verebilecek kişinin o anki karmaşık duygularını sezer ve o anı fotoğraflamadan, beklemeye geçer. Uygun anı kollar. Modele poz verdirmek için en uygun anın geldiğine karar vermesine yardımcı olacak şey, güçlü sezgileridir. Tüm bunların yanında iyi bir düğün fotoğrafçısı yeterli teknik bilgiye de sahip olmalıdır.

Düğün fotoğrafçılığı türleri

Bazı düğün fotoğrafçıları geleneksel tarzı benimser. Bu tarzı benimseyen fotoğrafçılar, ananelere bağlı pozlandırmayı seçerler ve kullandıkları enstrümanlar da aynı şekilde gelenekseldir. Olaylara daha şekilsel yaklaşan bu tür fotoğrafçılar, zarafeti ön plana alacak pozlardan oluşan albümler hazırlarlar. Bu kimseler çok yüksek teknolojiler yerine orta karar fotoğraf makinelerini tercih ederler. Bu tarz çalışan düğün fotoğrafçılarının elinden çıkan eserlerde biçimsel olarak gerçek üstü mükemmel pozlar görürsünüz. Doğallıkla yetinmezler ve doğal üstü pozlar çekmekten hoşlanırlar. 20-25 adedi geçmeyen tipik bilinen geleneksel fotoğraf albümleri oluştururlar.

Bir de Fotojurnalist tarzı benimseyen düğün fotoğrafçıları vardır ki, bu sanatsal bakış açısına sahip düğün fotoğrafçılarının üslubu çalışma prensipleri geleneksel anlayışla taban tabana zıttır. Bu tarzın esas özü; sadece ansal çekime önem verilmesidir. Güzel bir an yakalandığında hemen o an ölümsüzleştirilir. Düğünün baştan sona her aşamasında mutlaka çok özel anlar olduğuna inanırlar ve o anları resmetmek isterler. Haliyle bu tarz düğün fotoğrafçılarının 20-25 fotoğrafla yetinmesi imkansızdır. Bu tarzı benimseyen düğün fotoğrafçısı geline ve damada çok yakın çalışır. Her an tetiktedir. Eserleri belgesel tadındadır. Güzel ve doğal sıra dışı, yapay olmayan bir an yakaladığında hemen onu resmeder. Yapmacık sevinçleri ya da gülücükleri değil, tüm uzuvların birlikte mutluluğu haykırdığı anı yakalar ve size haber vermeden o anı çeker. Bir de tam fotojurnalist olmayan daha doğrusu jurnalist özelliği esnetilmiş tarzı benimseyen düğün fotoğrafçıları vardır. Bunlar hem geleneksel düğün fotoğrafçılığını hem de özgür fotojurnalist yaklaşımı birlikte yoğurmaya çalışırlar. Ağırbaşlılık ve çılgınlık, siyah ile beyaz, zıt kutupların birlikteliğinden yanadırlar. Bir fotojurnalist gibi cesur atılgan ve an peşinde koşmadıkları gibi, geleneksel tarzı benimseyen fotoğrafçılar gibi tamamen geride de kalmazlar. Yani çok fazla özgür değiller, çok fazla da kuralcı sayılmazlar.

Siz de düğün fotoğrafçısı seçerken hangi tarzı benimsiyorsanız, o tarza göre çalışan düğün fotoğrafçıları ile çalışmalısınız. Neticede hayatınızda belki de bir kez gerçekleşecek nikah anının ölümsüzleştirilmesi ve bunun en iyi şekilde yapılması söz konusudur.

Tüp Bebek Tedavisi Başarı Oranları Ne Kadardır?

Tüp bebek tedavisi başarılı oranları klinikten kliniğe değişim gösterir. Bu noktada farklı ülkelerin tüp bebek tedavisi süreçlerinde farklı oranlardan bahsetmek dahi söz konusu değildir. Üstelik kliniklerin farklı süreçlere ilişkin açıkladıkları başarı oranları dahi farklılıklar gösterir. Örneğin tüp bebek tedavisi sürecinde embriyo donasyonu oranı ile çocuk sahibi olma oranı ile donasyonsuz şekilde çocuk sahibi olma oranları birbirlerinden farklıdır.

Ülkemizde donasyonun dahil olmadığı şekliyle tüp bebek tedavisi yöntemi uygulanabilirken, çiftlerin birinin kısırlık sorunu olması durumunda işlemin uygulanabilmesi için başka bir ülkeye seyahat etmek gerekir. Günümüzde Türkiye’den donasyon ile tüp bebek tedavisi yaptırmak isteyen kişiler en yaygın şekilde Kıbrıs, Gürcistan veya Girit’i tercih ederler. Donasyon süreçlerinin dahil olduğu tüp bebek tedavisi içerisinde çiftler dilerlerse sperm donasyonu ile, yumurta donasyonu ile, embriyo donasyonu ile çocuk sahibi olabildikleri gibi tercih etmeleri halinde çocuklarının cinsiyetini de seçebilirler. Konu Gürcistan, Girit veya Kıbrıs tüp bebek tedavisinde başarı oranları olduğunda ise her bir ayrı klinik için bu tedavi yöntemlerinin her birinde farklı başarı oranlarının varlığından bahsedebiliriz.

Bununla birlikte sperm, yumurta ve embriyo donasyonu yöntemleri ile hamile kalma işlemlerinin standart tüp bebek yöntemine göre daha başarılı olduğunu söylemek de mümkün. Çünkü bu spermler veya yumurtalar daha önce sağlıklı bir çocuk sahibi olmuş veya yumurtaları veya spermlerinin klinik araştırmalar sonucu sağlıklı olduğuna karar verilmiş kişilerden temin edilir. Bu nedenle donasyonlu tüp bebek tedavisi yöntemlerinde kliniklerin daha yüksek başarı oranları verdiğini görebilirsiniz.

tüp bebek tedavisi

Tüp bebek tedavisinde başarı oranı biraz da anne adaylarının yaş aralığına, sağlık durumlarına ve vücut yapılarına bağlıdır diyebiliriz. Bazı durumlarda bazı kliniklerin yaşa göre başarı oranı verdiklerini de görebilirsiniz. Günümüzde özellikle Kıbrıs kliniklerinin tüp bebekte başarı oranı olarak yüzde 90 gibi başarı oranları verdiğini söyleyebiliriz. Bazı kliniklerde bu değerler yüzde 80 veya yüzde 85’e de gerileyebilir. Bununla birlikte cinsiyet seçimi süreçlerinde de daha düşük başarı oranlarından bahsetmek mümkündür.

Donasyonlu Tüp Bebek Tedavisi Nerede Yapılır?

Donasyon demek anne veya babanın veya her ikisinin de üreme süreci için yeterli kriterleri sağlayamaması demektir. Bu tür durumlarda sperm veya yumurtaya veyahut embriyoya ihtiyaç duyulur. Eğer erkekten elde edilen spermler hiçbir şekilde üremeye uygun spermler değillerse bu durumda sperm donasyonu tercih edilebilir. Annenin yumurtalarının babanın sağlıklı spermleri ile döllenmesi sonucunda sağlıklı bir embriyo oluşmuyorsa bu durumda tercih edilecek yöntem yumurta donasyonu ile tüp bebek tedavisidir.

Ülkemizde donasyon ile tüp bebek tedavisi yaptırmak ve yapmak yasalara aykırıdır. Bu nedenle hiçbir klinik bu yöntemi uygulamaz. Fakat eğer normal süreçlerle anne ve baba döllenmeyi sağlayamıyorsa, ikisinden alınan sperm ve yumurta ile döllenme sağlanabilir. Bu tür tüp bebek tedavisinin Türkiye’de uygulanması serbesttir.

Tüp bebek tedavisini donasyon yoluyla uygulatma ihtiyacı olan kişiler için dış ülkeler seçim nedeni olmaktadır. Çiftler dilerlerse hamileliğe kadar tüm süreçleri veya hamile olduktan sonra hamilelik süreçlerini bu ülkelerde geçirebilecekleri, adımların sadece bir bölümünü de bu ülkelerde geçirebilirler. Günümüzde Türkiye’den giderek tüp bebek tedavisi olmak için en yaygın şekilde tercih edilen ülkeler arasında Kıbrıs, Gürcistan ve Girit bulunur. Hindistan ve Avrupa ülkelerinde de tüp bebek tedavisini yaptırmanın söz konusu olduğunu söyleyebiliriz. Yine de gerek fiyat gerekse de hızlı ve kolay ulaşım gereği çok sayıda çift günümüzde Kıbrıs’ı tercih etmektedir. Çiftler Türkiye’de gerekli testleri yaptırdıktan sonra da Kıbrıs’ı ziyaret ederek tüp bebek tedavisi sürecine başlayabilirler.